Sinemanın Sevilen Yönetmenlerinden Şaheserler: Bir Yönetmen İki Ayrı Film

Bir yönetmeni anlamanın en iyi yolu, onun serüvenine eşlik etmek ve filmlerini izlemek. Ünlü yönetmenler zaman içinde zor yollardan geçerek filmlere kendi imzalarını atmışlardır. Sinema dünyasının başarılı yönetmenlerini elbette tek listeye toplamak …

26.04.2023
1.179
Sinemanın Sevilen Yönetmenlerinden Şaheserler: Bir Yönetmen İki Ayrı Film

Bir yönetmeni anlamanın en iyi yolu, onun serüvenine eşlik etmek ve filmlerini izlemek. Ünlü yönetmenler zaman içinde zor yollardan geçerek filmlere kendi imzalarını atmışlardır. Sinema dünyasının başarılı yönetmenlerini elbette tek listeye toplamak imkansız. İşte sizler için bir yönetmenin iki filmini derledik. Listenin devamı gelecek. 

İyi seyirler.

Bu listenin en başında olmayı hak eden yönetmen Christopher Nolan

1970 doğumlu İngiliz yönetmen, belki de yaptığı filmlerle en çok hasılata ulaşan kişiler arasındadır. 1998 yılında Following ile açılışını yapan Nolan, zaman içinde ilmek ilmek işlediği kariyerinde zirveye ulaştı. 

Hafızanın işleyişi, zamanın çok yönlülüğü, kimlik inşası gibi derin konuları özellikle bilim kurgu türünde işlemeyi seven yönetmenin onlarca bilindik ve başarılı filmi mevcut. Memento (2000), Insomnia (2002), Batman Begins (2005), The Prestige (2006), Inception (2016), Dunkirk (2017) bu meşhur filmler arasında yer alıyor.

Interstellar (2014)

Herkesin en etkilendiği filmler arasında rahatlıkla sayabileceği Interstellar’da bir kaşif ekibi, insanlığın hayatta kalmasını sağlamak için uzaydaki bir solucan deliğinden geçerler. 

Matthew McConaughey oyunculuğu ve görsel zevki ile bu filmi defalarca izleyebiliriz gibi geliyor.

Tenet (2020)

John David Washington ve Robert Pattinson’un başrollerinde yer aldıkları film, tüm dünyanın hayatta kalması için savaşan bir kahramanın, gerçek zamanın ötesinde bir şeyde ortaya çıkacak bir görevle uluslararası casusluğun alacakaranlık dünyasında yolculuk etmesini konu alır.

Felsefenin sinemadaki bayrak taşıyıcısı Ingmar Bergman

1918’de bir rahibin oğlu olarak dünyaya gelen Bergman, birçok filmde kendi hayatından biyografik unsurları kullanır ve zamanla kendine has dili ve çekim yöntemleri ile bir ikon haline gelir. Filmlerinde genellikle inanç, Tanrı’nın varlığı, ölüm, yaşam kavramlarını felsefi derinlikte işler.

Det Sjunde Inseglet (1957)

Yedinci Mühür film Bergman’ın kendi dilini en iyi yansıttığı filmlerinden biridir. İnanç ve ölümün derinden sorgulandığı filmde, Haçlı Seferleri’nden sonra İsveç’e dönen bir şövalye, Kara Veba sırasında Azrail’e karşı satranç oynarken yaşam, ölüm ve Tanrı’nın varlığı hakkında cevaplar arar.

Persona (1966)

Yine derin bir film olan yapımda, psikoloji öyle bir yer kaplar ki herkesin ölmeden önce izlemesi gereken önemli bir yapıttır. Bir hemşire ile dilsiz bir aktrisin zamanla kişilikleri birbirine karışır ve kadınların dönüşümlerinin hikayesini izleriz.

Kendine has bakışıyla Ari Aster!

1986 doğumlu Amerikalı Aster, üç filmi ile öne çıksa da iz bırakmayı başaran bir yönetmen.

Hereditary (2018)

Toni Collette, Gabriel Byrne, Alex Wolff’un oynadığı 2018 yapımı korku filminde bir aile miras sandıkları kaderlerinden kurtulmaya çalışırlar.

Midsommar (2019)

Yönetmenin ikinci filmi ilkine göre klasik bir korku filmi olmak için daha bir garip desek yanlış olmaz. Birçok bilinmezin ve imgenin yer aldığı filmi uzun bir aradan sonra tekrar izlemek isteyeceksiniz diye düşünüyorum.

Bir çift ve arkadaşları kırsal bir yerin efsanevi İsveç yaz ortası festivalini ziyaret etmek için Kuzey Avrupa’ya gider. Pastoral bir içe dönüş olarak başlayan bu seyahat, hızla bir pagan tarikatının elinde giderek artan şiddetli ve tuhaf bir rekabete dönüşür.

Florence Pugh, Jack Reynor, Will Poulter gibi isimlerin oynadığı filmi izlerken, her geçen dakika daha çok gerileceksiniz.

Müzikallerin adamı Damien Chazelle

Yönetmenlik hayatına Guy and Madeline on a Park Bench adlı müzikal ile başlayan ve kariyeri boyunca birçok ödül alan yönetmenin en bilindik filmi ise tabi ki La La Land olsa da taze çıkan filmi Babylon ile de beklentileri epey bir yükseltti.

La La Land (2016)

Los Angeles’ta kariyerlerinde ilerlemeye çalışan bir piyanist ve bir aktris, gelecekle ilgili özlemlerini uzlaştırmaya çalışırken birbirlerine aşık olurlar ve ortaya çok keyifli bir müzikal çıkar.

Senaryosunu da Chazelle’nin yazdığı filmde Ryan Gosling ve Emma Stone ikilisini izlemek ise oldukça keyifli.

Babylon (2022)

Brad Pitt, Margot Robbie, Diego Calva’nın yer aldığı film, geçtiğimiz yılın en çok beklenen yapımlarından biriydi. 

Devasa bir hırsın ve aşırılığın hikayesinin işlendiği bu filmde, erken Hollywood’un dizginlenemeyen çöküş ve ahlaksızlık döneminde birçok karakterin yükselişinin ve düşüşünün izi sürülüyor.

Daniels yönetmenler efsanesi

Daniel Kwan ve Daniel Scheinert ikilisinin ‘Daniels’ olarak isimlerini film dünyasına yazdırdıklarını ve başarılı birçok işe imza attıklarını biliyoruz.

İkili kariyerlerine müzik kliplerinin yönetmenliklerini yaparak başlasalar da kısa süre içinde önemli filmler de yaptılar.

Swiss Army Man (2016)

Daniel Radcliffe ve Paul Dano’nun etkileyici oyunculukları bir yana konunun işleniş tarzı bir yana.

Issız bir adada mahsur kalan umutsuz bir adam, bir cesetle arkadaş olur ve birlikte eve gitmek için gerçeküstü bir yolculuğa çıkarlar.

Size garip gelecek birçok sahneye hazır olun.

Everything Everywhere All at Once (2022)

Orta yaşlı Çinli bir göçmen, başka evrenleri keşfederek ve sürdürebileceği hayatlarla bağlantı kurarak tek başına varoluşu kurtarabileceği çılgın bir maceraya sürüklenir. 

Komedi ve maceraya doyacağınız ve yönetmenlerinin imzasını birçok detayda fark edeceğiniz bir film.

Tayvan’ın ödüllü yönetmeni Ang Lee

İlk filmini 1992 yılında çeken yönetmen, o günden yakın zamanda kadar oldukça üretken bir şekilde film yapmaya devam ediyor. Sense and Sensibility (1995), Crouching Tiger, Hidden Dragon (2000), Hulk (2003) filmleri ile adını efsaneleştirse de yönetmenin en unutulmaz iki filmi var diyebiliriz.

Brokeback Mountain (2005)

Jake Gyllenhaal ve Heath Ledger’in inanılmaz uyumuyla ilerleyen filmi unutmak mümkün mü?

Ennis ve Jack, cinsel ve duygusal bir ilişki geliştiren iki çobandır. İkisi de kendi kız arkadaşlarıyla evlendiklerinde ilişkileri karmaşık bir hal alır.

Life of Pi (2012)

Denizdeki bir felaketten kurtulan genç bir adam, destansı bir macera ve keşif yolculuğuna çıkar. Uzaktayken, başka bir kurtulanla beklenmedik bir bağ kurar. Kurtulan diğer canlı ise korkunç bir Bengal kaplanıdır.

Nefesimizi tutarak izlediğimiz bu macera hepimizin yüreklerinde bir yere dokunmayı başararak hayat dair oldukça önemli meseleleri de düşündürmesi açısından oldukça başarılıydı.

Korku türünün genç yeteneği James Wan

1977 doğumlu Çinli yönetmen genç yaşında yakaladığı başarı ile oldukça iz bırakan filmlere imza atmış bir isimdir. Korku türünün en kült filmlerini çeken yönetmen genellikle seri filmler yapmıştır. En ünlüsü tabi kii Testere efsanesi.

The Conjuring (2013)

Patrick Wilson ve Vera Farmiga’nın canlandırdığı Paranormal araştırmacılar Ed ve Lorraine Warren, çiftlik evlerinde karanlık bir varlık tarafından terörize edilen bir aileye yardım etmek için çalışırlar. 

Filmin ikincisi 2016, üçüncüsü ise 2021 yılında vizyona girmiştir.

Fast & Furious 7 (2015)

Vin Diesel ve Paul Walker’ın efsaneleştiği film serisinin yedincisinde Deckard Shaw, komadaki kardeşi için Dominic Toretto ve ailesinden intikam almak ister.

Az ve öz filmleri ile adını unutturmayan isim Matt Reeves

Canavar filmi Cloverfield (2008) ve romantik korku filmi Let Me In (2010) yapımlarıyla adını duyursa da ona asıl ünü veren Türkiye’de Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti (2014) ismiyle vizyona giren bilimkurgu filmi olmuştur.

War for the Planet of the Apes (2017)

Senaristliğini Mark Bomback ile yönetmen Matt Reeves’in birlikte yazdığı film bugün hala kült yapımlar arasındadır. Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti‘nin (2014) devamında Caesar, daha karanlık içgüdüleriyle boğuşur ve kendi türünün intikamını almak için kendi efsanevi arayışına başlar.

Batman (2022)

Robert Pattinson son Batman olarak karşımıza çıkıyor. Sadist bir seri katil, Gotham’daki önemli siyasi figürleri öldürmeye başlayınca Batman, şehrin gizli yolsuzluğunu araştırmak ve ailesinin bu işe karışmasını sorgulamak zorunda kalır. Yönetmenin imzasını filmin birçok yerinde hissedebilirsiniz.

Yeni Dalga akımının büyükannesi Agnès Varda

1928 doğumlu Varda, 1950’lerden vefat etmeden kısa süre öncesine kadar birçok filme imza atan ve adını en iyi yönetmenler arasına yazdıran bir ustadır. Kısa metraj ve belgeselleri ile önce çıkarak kendi yolunu oluşturmuştur.

Sans Toit Ni Loi (1985)

Genç bir kadının cesedi bir hendekte donmuş halde bulunur. Senaristliğini de Agnès Varda’nın yaptığı filmde geçmişe dönüşler ve röportajlar aracılığıyla, onun kaçınılmaz ölümüne yol açan olayları görüyoruz. 

Sandrine Bonnaire’in rol aldığı yapım, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü aldı.

Les Glaneurs et La Glaneuse (2000)

Varda’nın bu belgeseli ise onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Hasattan sonra tarlaları toplayanlardan Paris’in çöplüklerini temizleyenlere kadar Fransa’daki her türden toplayıcıyla röportaj yapıyor ve bunu filme alıyor.

Lübnan’ın kraliçesi Nadin Labaki

Lübnanlı oyuncu, senarist ve film yönetmeni Labaki, kendisine has söylemini yaratabilmiş başarılı bir kadın yönetmendir. Genellikle yönetmenliğini yaptığı filmler de kendisi de oynamayı tercih etmiştir. Yönetmenliğini yaptığı filmler oyuncu olduklarına göre daha az sayıda olsa da kamera arkasında sıkı işler ortaya koymuştur.

Caramel (2007)

Beyrut’ta yaşayan beş Lübnanlı kadının günlük hayatlarını konu alan bir romantik komedi filmi olan Caramel, Labaki’nin yönetmen koltuğuna oturduğu ilk filmdir.

Capharnaüm (2018)

Şiddet içeren bir suçtan dolayı beş yıl hapis cezasını çekmekte olan 12 yaşındaki bir erkek çocuk, ailesine kendisini ihmal ettikleri nedeniyle dava açar. Yürekleri burkan ama sonunda yüzümüzü güldüren bu film, şüphesiz yönetmenin en başarılı işlerinden birisi.

Yeni Zelandalı yönetmen Andrew Adamson

Film yönetmeni, yapımcı ve senarist olan Adamson tabii ki Shrek ve Narnia Günlükleri ile adını sinema dünyasına yazdırmıştır.

Shrek (2001)

Vicky Jenson’ın da yönetmen koltuğunda oturduğu Shrek her yaştan insana kendisini izletmeyi başarmış bir film. Mike Myers, Eddie Murphy ve Cameron Diaz’ın seslendirmeleri yaptığı serinin devam filmlerini de yine Adamson çekmiştir.

The Chronicles of Narnia: The Lion, the Witch and the Wardrobe (2005)

Film, dört çocuğun, bir gardırobun içinden geçerek Narnia diyarına gitmelerini ve mistik bir aslanın rehberliğinde onu kurtarmak için kaderlerini öğrenmelerini konu alır.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.